24 Ekim 2017 Salı

Zeki Müren mi daha cesur, Elif Şafak mı?


Bir köşe yazarımız Elif Şafak'ın biseksüel açılımını Zeki Müren'den daha cesur bulmuş. Çünkü Zeki Müren eşcinselliğini hep kamufle etmeye çalışMIŞ! Kamufle?! Görünen köy klavuz ister mi ayol? Ama şu konuda haklı olabilir. Zeki Müren görselliğiyle eşcinselliğine dair her şeyi ayan beyan ispat etse de bunu dile getirerek militarist, aktivist bir kimliğe bürünmemiştir eşcinselliğe katkı manasında. Ama o günün koşullarını gözönünde bulundurduğumuzda belki de Zeki Müren'in yaptığı en akıllıcası, en doğrusu idi. 1. İnsanlara eşcinselliğin ne olduğunu anlatamazsın bilmedikleri için kabul edemeyeceklerinden ve aktivizm adına bir faydası olmayacağından, 2. Belki de varoluşu için kendisini bu/bir şekilde korumasının bir yoluydu bu. Köşe yazarımızın dediği gibi Zeki Müren'i gazetelerde heteroseksülmiş gibi göstermek onun eşcinselliğini göstermek için bir plan mıydı yoksa ticari anlamda patronların bir direktifi miydi bilemeyiz. Bu, belki de bilinçsiz bir toplumda Zeki Müren'in heteroseksüel olabileceğine dair bir şehir efsanesi yaratmış olabilir ama Zeki Müren'in kendisini heteroseksüel göstermek anlamında bir kaygısını/çabasının olduğunu zannetmiyorum. Onun bu kurmacayı mizah unsuru olarak kullanıp topluma eşcinseliğin dolaylı da olsa kabulüne dair bir mesaj bile verdiğine inanıyorum. Eşcinselliği sorulduğunda "Bunu dile getirmeye gerek var mı?" diyen de Zeki Müren değil midir zaten. Tamam, direkt bir mesaj da çok önemlidir ama alına/algılanabiliyorsa, kişilerin yaşam biçimi de etkili/hatta daha etkili bir mesaj niteliği taşımaz mı? Bana sorarsanız dile gelmek de önemlidir açılım konusunda, bunu yaşam biçiminle insanlara göstermek de. Hele ki popüler bir figürsen, yaşam biçimin, dile getirmekten daha çok ses getirecektir. Eşcinsellik denilince Zeki Müren akla gelmiyor mu? Elif Şafak'ın açılımı çok güncel olsa bile, şu anda insanların aklına eşcinsellik denilince gene Zeki Müren gelecektir. Tabi bu yaşam biçimiyle mesajın eşcinselliği nasıl algılattığı da çok önemli ve de ayrı(ca bir tartışma) bir konu(su)dur. Eşcinsel açılımın nasıl olacağı dönemle de alakalı bir konudur. O dönem dolaylı açılım yapmak zorunda kalabilir insan, günümüzde bunu dile getirmek özgürlük ve demokrasinin verdiği cesaretle daha diekt olabilir.






23 Ekim 2017 Pazartesi

Eşcinsel haklarının kazanılması için daha fazla homofobiye ihtiyaç var!


Tamam biliyoruz; heteroseksist bir dünyada yaşadığımız için var homofobi ama tek sebebi bu mu? Eşcinsellerin sessizliğinin hiç mi payı yok bunda ? Eğer eşcinseller haksızlıkalara karşı susmasalardı ve seslerini daha çok çıkarsalardı bu kadar ayrımcılık, haksızlık, ötekileştirme, homofobi, vesaire olur muydu, şiddet ve cinayet boyutunda yasalar duyarsız kalır mıydı? Bilinçsizlik eşcinselleri sindirince geriye ne kalıyor; eşcinsellerin daha çok canlarının yanması gerekiyor, canlarına tak etmesi gerekiyor ki o zaman eşitlik ve özgürlük, yaşam mücadelesi verebilsinler. Çok baskı eşcinselleri daha da sindirir diye düşünebilirsiniz ama çok zorda kalınca inasan canını kurtarma derdine düşer merak etmeyin.

Eşcinsel bir devlet memuru cinsel yöneliminden dolayı görevinden atılmış ve tüm mahkeme süreçlerine rağmen geriye dönememiş.
O zaman eşcinsel kişiye özel sektörede de iş verilmesin!
Hatta serbest olarak çalışmasına da izin verilmesin!
Yasadışı çalışması veya seks işçisi olması da cezalandırılsın!
Tüm yaşam hakları ellerinden alınsın!
Hatta eşcinsellik suç sayılsın ülkemizde ki artık yeter diyebilsin eşcinseller. Yoksa ailem ne der, çevrem ne der diye gizli gizli yaşamaya devam eder eşcinsellerimiz, canları yanıncaya kadar da başka eşcinsellerin başına gelenlere sessiz kalırlar, ben açılmak zorunda değilim derler, aktivizm de neymiş derler, heteroseksüel evlilik yapıp çoluk çocuğa kavuşurlar saygısızca ve sevgisizce, kendi başına bir şey gelince de sesini hiç kimse duymaz, hiç kimse kaale almaz seni.

Sen başka eşcinseller için bir şey yaptın mı da senin için bir şey yapsın diğerleri? Daha öncesinde mağdur eşcinseller senin için ne kadar su testisiyse su yolunda kırılan, sen de kırık bir testisindir artık başına bir şey gelince su yolunda kırılan ve kırılma sesi duyulmayan, duyulsa da kimsenin umrunda olmayan. Ve bu, böyle gelmiş böyle gidiyor sayın seyirciler. Eşcinseller bilinçsiz oldukça, eşcinselliğe saygı duymadıkça da hiçbir şey değişmez. 80 milyonluk Türkiye'de ve eşcinsel hakları konusunda internet çağında hala Batı'dan 50 yıl gerideysek ve eşcinsel hakları sıralamasında sonuncuysak, hala eşcinsellik yasallaşmadıysa ve nefret suçları kapsamına alınmıyorsa eşcinsellere saldırılar, e ağlamayana meme verilmiyor bu ülkede ne yazık ki/değil mi?

Lütfen eşcinselliği transseksüellliğe saptırmayalım!

"Kız Halil"in bilinçli eşcinsel yaşamı!


Bildiğim doğruları, ötekinin ötekisi olmayı gururla taşıyarak haykırmaya devam edeceğim.
Transseksüellik bedeniyle barışamamış eşcinsellik, ruhsal bir rahatsızlıktır.
Özellikle eşcinsel olmayıp da bu konuda ahkam kesenler ÇENELERİNİ KAPATSINLAR!
BAKINIZ, ALTINI TEKRAR ÇİZİYORUM; KİŞİ TRANS GEÇİŞ OPERASYONUYLA DAHA ÇOK MUTLU OLACAKSA OLSUN, KİME NE; BU ONUN PSİKOLOJİK YETERSİZLİĞİNİN BİR İKAME DE OLSA BİR TAMAMLAYICIYSA EĞER...
Ama... "Eşcinsellik farklı bir şey, transseksüellik yanlış bedende bir ruh halidir" hikayelerini anlatmayın bana.
Çünkü ben de oyum; ben de kız Halil'im. Hep çocukluğumdan beri kız gibi oğlandım ve bunu beni tanıyan herkes biliyordu.
Evet kendimi kız gibi hissettim hep, erkeklere aşık oldum, onlarla hayaller kurdum, fanteziler yaşadım ergenlik çağımdan önce bile.
Ama kişiliğim, beni bedenimle küsmek yerine hep barışık halde tuttu.
Çocukluğumda zaten bu beden bana ait değil diye bir şey olamaz ki; Büyüdükçe içindeki cinsel kimliği farkediyorsun. Okuyan araştıran bir yapıya sahipsen de daha çocuk yaşlarda farklılığını, eşcinsel olduğunu öğreniyorsun. Evet ben hep merak eden, kurcalayan bir kişiydim ve eşcinselliğin ne olduğunu biliyordum daha hatırladığım kadarıyla ortaokul 1. sınıfta falan... Dünyada bir Zeki Müren, bir ben varım falan zannedip bunalımlara girmedim hiç. Sadece o yaşımda köy yerinde kendimi cinsel olarak gerçekleştirme sıkıntım vardı. Tabi bunun için belli fizksel bir yetişkinlik gerekiyordu ve bunun için de reşit olma yaşım gerekiyordu sanırım ki, öyle de oldu. Geç mi; hayır. Belki bu sayede cinsel yönelim olarak psikolojik anlamda yara almadan çıkmış oldum bu süreçten.

O dönemler, yani 80'lerde falan LGBTİ+ tanımları yoktu. Homoseksüellik deniliyordu, eşcinsellik deniliyordu, Batı'dan ihraç bir şekilde gay denmeye başladı kamufleler için. Bir travestiler vardı kadın kılığında, sonra kesitirenelere transseksüel denmeye başladı, sonra transseksüel olmak için kestirmek gerekmiyor falan dendi.
Dünyadan bize yansıyan bu süreçte ben kendimi ordan oraya sürüklemiyordum psikolojik olarak. Ben kadın ruhluydum, erkekleri seviyordum, kadın gibi bir görsellik ve davranış arzederek kız gibiydim ama kendimi öyle erkek veya kadın gibi kategorilere sokma ihtiyacı hissetmedim hiç.
Evet bir erkekle sevişirken edilgen hissediyorum kendimi, öylede oluyorum ama kendimi gerçekleştirirken de biyolojik erekekliğim devreye giriyordu kaçınılmaz olarak(Yeri geliyor aktif-seven biri oluyorum sevilen ve pasif yerine). Kendimi sağlıklı bir şekilde başka türlü gerçekleştiremem ki. Zaten doğanın kanunu bu. Biyolojik olarak ancak bu şekilde gerçekleştirebilirsin kendini. Bunda utanacak, rahatsız olunacak bir durum yok. Kadın olsam bile penisimle orgazm olabiliyorsam bundan niye rahatsız olayım ki? Doğa bana sen kadınsın, penisin yanlışlıkla oldu demiyor ki, sen yanlış bedende-erkek bedeninde doğmuş bir kadınsın da demiyor. Sadece bedeniyle barışamayan, ruhsal olarak yetersiz olanalar bedeniyle barışamayıp, ben yanlış bedende doğdum, bunu düzelttirmeliyim hatasına düşüyor; tabiki de heteroseksizmi içselleştirdikleri için, kendileri olamadıkları, doğalarını kaybettikleri, doğalarıyla-bedenleriyle barışamadıkları, ve de homofobik oldukları için....
Dediğim gibi yok öyle trans veya eşcinsel gibi kategoriler. Eşcinsellik var sadece heteroseksüellik dışında. Eşcinsellik, dediğim gibi erkek bedeninde kadın olmak zaten. Lezbiyenler için de tersi. İnsanlar içinde yaşadıkları kültürel baskılar sebebiyle kategorileşiyor ve kendilerini toplumsal cinisyete uygun tanımlamaya çalışıyorlar. Ve kimisi doğasıyla barışıp eşcinsel kalıyor, kimisi de heteroseksizmle barış sağlamaya çalışarak transeksüel diye bir kimlik icat etmeye çalışıyor.

Bunu araya sokmaya falan gerek var mı bilmiyorum ama travestisi de o, transı da o. Travestizmi transseksüelizmden ayırmamız doğru olmaz. Siz hiç eşcinsel olmayan bir travesti gördünüz mü? Heteroseksüelliğe dahil olabilir mi travstilik? Bir erkeğin içinde kadınsılık olmasa kadın kıyafeti giyme ihtiyacı hissedebilir mi? Ne için kadın kılığına girecek bir erkek eğer eşcinsel olmasa?

Neden bu kategoriler oluyor biliyror musunuz..? Heteroseksizme kendini kabul ettirmekten başka bir şey değil bu. Kendini translardan ayıran eşcinsel diyor ki, hayır ben erkeğim, kendimi kadın gibi hissetmiyorum. Uzamnlar da diyor ki, cinisyet kimliği farklı, cinsel yönelim. Evet öyle ama bu cinsiyet kimliği meselesi eşcinseller için geçerli değil. Eşcinselin bir biyolojik cinisyeti vardır, bir de eşcinselliğinden dolayı cinsel yönelimi. Eşcinselliği de dediğim gibi, mesela bir erkeğin kendini kadın gibi hisedip hemcisinden hoşlanmasıdır. Bir transla bir eşcinsel farklı duygular hissetmiyor ki. Heteroseksist toplumda kimisi erkeğim diye kendini kasarak sadece aktif eşcinsel olarak geçiniyor, kimisi de heteroseksizme yamanmaya çalışarak transseksüelim diyor. Bunun başka bir açıklaması yok. Bunu aynı konumda olan, o şekilde doğandan daha iyi kim bilebilir ki? Eşcinselliğin üniversitesi var da biz mi okumadık da bilmeyelim. İki kelimeden oluşan bir şey işte eşcinsellik hepi topu; HEMCİNİSİ SEVMEK!

BU KADAR YETER Mİ? ÇÜNKÜ GAZETELERDE, ORDA BURDA EŞCİNSEL CAMİA TARAFINDAN BİLE TRANSSEKSÜELLİK BAŞLIĞI ALTINDA EŞCİNSELLİĞİ BALTALAYAN BİR MÜCADELE ŞEKLİ VAR; TOPLUM BU YÜZDEN HOMOFOBİK İŞTE, EŞCİNSELLİK GERÇEKLERDEN SAPTIRILDIĞI İÇİN HOMOFOBİK. EŞCİNSELLİK EĞER DOĞAL KALSAYDI, ŞU ANDA HOMOFOBİ OLMAYABİLİRDİ. DİRENMİYOR EŞCİNSELLER HOMOFOBİ İÇİN, TESLİM OLUYOR TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİNE KOLAYA KAÇARAK. ÇÜNKÜ DOĞAL KALARAK YAŞAMAK MÜKÜN VE DE DAHA SAĞLIKLI HETEROSEKSİZME RAĞMEN.

20 Ekim 2017 Cuma

Laf olsun diye bilinçsizce eşcinselliği konuşmak


Bazı insnalar ne kadar çelişkili, bilgisiz ve bilinçsiz...
Ve bu kişiler bir de gazetecilik falan yapıyorlar...
Kalkıyorlar eşcinsel açılımın gerekli olup olmadığını, hatta gereksiz olduğunu Elif Şafak üzerinden açıklamaya çalışıyorlar...
Homofobi var mı; var?
Bunu sebebi konuyla alakalı cahilik mi; EVET!
Elif Şafak'ın açılımını, sadece kendisi için yaptığını düşünmek konuyla alakalı bilinçsiziliğin yanı sıra duyarsızlık da değil midir?
Sırf "Biseksüellik nedir?" sorusunun cevabı için bile popüler bir kişinin açılımını yapması önemli ve de lüzumlu değil midir?
Bu açılıma olumlu yaklaşan ve bilinçli olan çok az kişi oldu.
Bu da gösteriyor ki daha eşcinsellik konusuna yabancıyız, bu da homofobi demek sayılır.
Çünkü homofobi sadece eşcinsellikten nefret etmek demek değildir; konuya karşı bilinçsizlik ve bu bilinçsizliğin getirdiği duyarsızlıktır da...

17 Ekim 2017 Salı

Eşcinsel doğduğum için heteroseksüelliğe asla sapmayacağım!

Kutsal sevgi eşcinsellik!


Dinciler eşcinselliğe sapık diyorlar. Niye; çünkü olaya bilim dışı bakıyorlar, bilinmezler üzerinden bakmak işlerşne geliyor. Birisi şöyleŞöyle demiş de, onlar da buna inanıyor işte.

Doğru veya yanlış insanın kendini nasıl gerçekleştirdiğiyle alakalıdır. Ben bu dünyaya niye geldim; yaşamak için; birilerinin dediği gibi sınava tabi tutulmak için gelmedim. Niye heteroseksüeller cinsel yönelimleriyle sınava tabi tutulmuyorlar da, eşcinseller tutuluyor; ben geri zekalı mıyım? Hadi zeka testine tabi tutlalım, ne dersiniz; heteroseksüeller mi daha zeki, eşcinseller mi?

Bütün dünya eşcinsellik yanlış dese de, ben sevgimi aşkımı hemcisnimle gerçekleştiryorsam, benim için doğru olan eşcinselliktir. Suçsa suç da benim, günahsa günah da benim; kime ne ayol! Sapıklık mı dediniz? Hadi sapıklık olsun eşcinsellik; kime ne zararı var bireyi mutlu etmekten baka; sana ne oluyor dinci kardeşim; her koyun kendi bacağından asılmayacak mı?

Neymiş, vatanın bütünlüğünün temeli aileymiş; kurmuyorum kardeşim, sana mı soracağım hangi cinsle ilişki kuracağımı, aile kurup kurmayacağımı; HETEROPSEKSÜELLİK SAPIKLIK diyorum ironik bir şekilde; işte eşcinsellik sapıklık demek böyle aptalca bie şey. Komik bile değil, resmen AP-TAL-CA!

Ayol ben kendi cinsimi severken, eğer karşı cinsle cinsi mübasebet kurmaya çalışırsam, doğamdam saptığım için asıl bu sapıklıktır, karşı cinse hiçbir şey veremeyeceğim halde onunla heteroseksüelmiş gibi birliktelik yaşamak günahtır. Kadınlar deneme tahtası mı da ben hem kendimi, hem de karşı cinsi kandıracağım heteroseksüelim diye? Almışlar sazı eline, kafalarına göre akort bozuyorlar!

Bu kadar nefret kusacağınıza, sevgiden bahsedin. Din sevgi ise, bu dincilerin doğanın çeşitliliklerine öfkesi, nefreti niye acaba? Eşcinsellikle ne alıp veremedikler var? Gerçekten eşcinselliğe sadece dinciler saldırıyor gibi bir durum söz konusu. Elif Şafağı eleştirenler genellikle hep bunlar biseksüelliğini açıkladığı için.

Sevgili kardeşlerim..! Siz bildiğinizi okumaya devam edin eşcinsellik sapıklık, günah diye... Ama ben bir eşcinsel olarak doğdum, bir eşcinsel olarak yaşıyorum ve bir eşcinsel olarak öleceğim. Neyi değiştirdiniz nefretinizle? Hiçbir şeyi. Siz eşcinselliği lanetlediğiniz için eşcinsellik zerre kadar bile azalmıyor. Doğanın bir dengesi var ve sivrisinek vızıltıları o dengeyi bozamaz. Hem doğa bana sevgi kutsallığını bahşetmişken, ona ihanet etmek ne insanlığa sığar, ne de yaratılışa. Eşcinsellik bir sevgidir, bir cinsel yönelimdir; onun dışında aynı canlıdır eşcinsel. Ne eksik, ne bir fazla. Homofobiklerin kendilerini sorgulamaları gerekiyor acaba noksanlık bizde mi diye.